Yazan admin on 30 Aralık 2011
Z. İ. BUDAGOVA – V. L. GUKASYAN
(Çeviren: Doç. Dr. Sevinç ÜÇGÜL)
Bu makalede öne sürülen temel tez Eylül 1977’de Erivan’da Kafkas dillerinin gelişmesi ve karşılıklı etkileşimi konusundaki bilimsel toplantıda sunulan bildiriye dayanmaktadır.
Tam Metin
Yazan admin on 30 Aralık 2011
Prof. Dr. Roin KAVRELİŞVİLİ
ÖZET
Günümüz Gürcü basınında Bakü, Tiflis, Kars demiryolu inşaatı önemli ölçüde yer almaktadır. Makalede BTK demiryolu hakkında ABD ve Ermenistan’ın pozisyonu; Gürcistan, Türkiye ve Azerbaycan tarafından imzalanan ortak deklarasyona göre petrol, doğalgaz borusu ve demiryolu gibi çok önemli olan bölgesel projeleri gerçekleştirilmesi ve her üç ülkenin ”uzun vadeli” işbirliğine başladıkları anlatılmıştır.
Anahtar Kelimeler:
BTK, Gürcü Basını, Gürcistan, Türkiye, Azerbaycan.
Tam Metin:
Yazan admin on 30 Aralık 2011
Dr. Mustafa KÜTÜKÇÜ
ÖZET
Rusya’nın İslam’la tanışması çok erken devirlerde gerçekleşmesine rağmen Rusya ve İslam Müslüman ülke halkları arasında birbirinin zıddı gibi algılanmıştır. Bu anlayışı haklı çıkaran farklı nedenler olsa da; uzun yıllar etkisini sadece Rusya topraklarında değil çevre ülkelerdeki halklar üzerinde de hissettiren kominist rejimin rolünün büyük olduğu bir gerçektir.
Günümüz Rusya’sı ise İslam İşbirliği Örgütü’nde (İİÖ) 2011’ e kadar İslam Konferansı Teşkilatı (İKT)) gözlemci sıfatıyla temsil edilmekte yirmi milyondan fazla Müslüman nüfusuyla kendini İslam Dünyasının bir parçası olarak görerek bu örgüte üye olmak için çaba sarfetmektedir. Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra yapılan yeni anayasa ile din ve vicdan özgürlüğü çerçevesinde halklar serbestlik kazanarak Hristiyanlığın Ortadoksluk kolu, İslam, Yahudilik ve Budizm geleneksel dinler olarak kabul edilmiş, Müslümanlar da diğer din müntesipleri gibi kanunların kendilerine vermiş olduğu hakları kullanarak serbestce ibadetlerini yerine getirmektedirler. Bu ibadetlerin başında ise hac gelmektedir.
Anahtar Kelimeler:
İslam, Rusya’da İslam, hac, hac yol güzergahları, Altınordu.
Tam Metin:
Yazan admin on 30 Aralık 2011
Yrd. Doç. Dr. Reyhan ÇELİK - Arş. Gör. Badegül CAN
ÖZET
Sistemle ilgili karşıt görüşleriyle tanınan Rus yazarı Aleksandr Soljenitsın’ın eserleri, siyasi değişimle birlikte kaybolduğunu düşündüğü değer yargılarını ve tüm gerçekliği ile 20. yüzyıl Sovyet yaşamını yansıtmaya çalışır. Yaşanan değişimlerin insan üzerindeki olumsuz etkilerini omuzlarında taşıyan figürler yaratır. Bu figürler aracılığıyla insan üzerindeki genel yargıyı ve baskıcı yönetimi dışlar. İnsanların tek başına onurlu birer birey olarak yaşamaları gerektiğinin altını çizerken, onurlu bir yaşamın yine kişinin kendi elinde olduğunu ifade eder. Soljenitsın, otobiyografik unsurların fazlaca yer aldığı realist eserleri aracılığıyla “insan” kavramına, insanların nasıl yaşadığına ve nasıl yaşaması gerektiğine değinir.
Anahtar Kelimeler:
Soljenitsın, Rusya, İnsan, Mahkûm
Tam Metin:
Yazan admin on 30 Aralık 2011
Ж. B. КАГАЗЕЖЕВ
РЕЗЮМЕ
В эпоху позднего средневековья Кабарда являлась самой большой по занимаемой территории страной на Северном Кавказе. В то же время происходит ее дробление на удельные княжества. Территория и население удельных княжеств не были одинаковыми. Данным показателям был пропорционален и их политический вес в международных отношениях. Несмотря на распад страны, титул великого князя Кабарды продолжал функционировать, с которым в той или иной степени считались и остальные князья.
Ключевые Слова:
Кабарда, Талостаней, Джилахстаней, Идарей, княжества, кабаки, пшуко, территория, реки, воины.
ÖZET
Geç Ortaçağ döneminde Kabardey, Kuzey Kafkasya’nın en büyük topraklara sahip ülkesiydi. Aynı zamanda ülke derebeyliklere parçalanmaktaydı. Beyliklerin arazisi ve nüfusu birbirinden farklı idi. Büyük arazisi ve nüfusu olan beylikler uluslarası ilişkilerdede önemli yer tutmaktaydı. Ülkenin çöküşüne rağmen, Kabardey’in büyük prensi unvanı yaşatılmakta ve diğer prensler tarafından saygı ile kabul edilmekte idi.
Anahtar Kelimeler:
Kabardey, Talostaney, Cilahstaney, İdarey, beylikler, kabaklar, pşuko, bölge, nehirler, savaşlar.
Tam Metin:
Yazan admin on 30 Aralık 2011
Emin Erdem ÖZBEK
ÖZET
İhsan Oktay Anar, son dönem Türk romanının dikkat çeken, çok okunan yazarlarındandır. Yazarın romanları, kurgu ve anlatım teknikleri bakımından geleneksel anlatılardan izler taşır. Bu durum, yazarın dilinde sözlü geleneğe ait birtakım özellikleri ortaya çıkarmıştır. Bu çalışmada, sözlü gelenekten gelen özelliklerin, yazarın dili üzerindeki etkisi incelenmiştir. İncelemede ilk olarak romanların eski anlatı gelenekleriyle ilişkisine değinilmiş, ardından eserler bu bağlamda cümle kuruluşları ve çeşitli ifadeler bakımından değerlendirilmiştir. Yazarın romanları, cümle dışı öğelerin, açıklayıcı ifadelerin, sıfat tamlamalarının kullanımı ve dil bilgisi kurallarına uymayan kullanımlar yönüyle incelenmiş, tespit edilen özelliklerin “sözlü kültür” ile ilişkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Anahtar Kelimeler:
İhsan Oktay Anar, sözlü kültür, postmodernizm, dil.
Tam Metin:
12.9.
Yazan admin on 30 Aralık 2011
Arş. Gör. Abonoz KÜÇÜK
ÖZET
Bu çalışmamızda, loğusaya değil de genelde yeni doğana zarar veren, hatta ölümüne sebep olan ve genellikle “cadı” denilmekle birlikte “obur” diye de adlandırılan habis dişi varlık hakkında, Doğu Karadeniz yöresinden derlenen doğum sonrasıyla ilgili inanış ve uygulamalar esasında tespit ve yorumlarda bulunmaya çalışacağız. Cadı kelimesi, Doğu Karadeniz’deki yerel söyleyişte “cazu”, “cazi”, “cadi” şekillerinde karşımıza çıkmaktadır. Yörede cadıyla birlikte “alkarısı”, “albasması”, “albız” adı verilen varlıklara da inanıldığı görülmektedir. Yalnız yöre halkının, alkarısının loğusaya, cadının ise yeni doğan insan ve hayvan yavrularına zarar verdiği noktasında bir ayrıma gittiği görülmektedir. Çalışmamızın giriş kısmında, iyi ve kötü ruhların doğumla ilgili inanış ve uygulamalardaki rolü hakkında açıklayıcı mahiyette bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Çalışmamızın ana bölümünde ise, insan ve hayvan yavrularına musallat olan cadılarla ilgili inanışlar ve uygulamalar sunulduktan sonra, bunlar üzerinde değerlendirmeler yapılmaya çalışılmıştır. Bu bölümde insan ve hayvan yavrularına musallat olan cadıların görünümleri ya da kimlikleri, tanınma yöntemleri, yaşadıkları ve geldikleri yerler, zarar verme yöntemleri, onlardan korunma yolları ve cadılık yeteneğine son verilmesi üzerinde durulmuştur. Sonuç bölümünde ise yöreden derlenen anlatmalar ışığında, cadıların doğum sorası inanış ve uygulamalarındaki rolü ve yöredeki cadı inancının kökeni üzerinde değerlendirmeler yapılmaya çalışılmıştır. Çalışmamızın temelini oluşturan anlatmalar, alan araştırması yöntemiyle sözlü gelenekten derlenmiştir. Giresun, Trabzon, Bayburt ve Artvin yörelerine ait on altı anlatmaya dayalı olarak karşılaştırmalı bir inceleme yapılmaya çalışılmıştır. Bu anlatmaların altısı tarafımızdan derlenmiş olup, bunlardan beşi Giresun Çepnilerine, diğeri Trabzon’un Çarşıbaşı ilçesine aittir. Diğer anlatmalar ise, başka araştırıcılarca daha önce derlenip yayınlanmıştır. Çalışmada, sözlü kaynakların yanı sıra, yazılı kaynaklardan da yararlanılmıştır.
Anahtar Kelimeler:
Cadı, İnanış, Uygulama, Anlatma, Doğu Karadeniz
Tam Metin:
Yazan admin on 30 Aralık 2011
Dr. Zehra Nesrin BİROL - Doç. Dr. Hikmet YAZICI
ÖZET
Üstün yetenekli öğrenciler çoklu potansiyele sahiptirler. Bu nedenle farklı alanlardaki başarı performansları son derece yüksektir. Fen ve sosyal bilimler liseleri öğrencilerin bu çoklu potansiyellerini sergileyebilecekleri önemli okullardır. Ülkemizdeki sosyal bilimler liselerinin geçmişi kısa ve fen liseleri ile karşılaştırıldığında sayıları azdır. Yüksek akademik performansa sahip olan bazı öğrenciler, son yıllarda fen liseleri yerine sosyal bilimler liselerini tercih etmektedirler. Geleneksel bakış açısına göre üstün yetenekliler genelde fen alanlarını tercih ederler. Bu araştırmada fen ve sosyal bilimler liselerinde okuyan öğrencilerin, mükemmeliyetçilik, benlik saygısı ve liderlik özellikleri arasındaki farkların incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma 391 öğrenci (Fen lisesi=217, Sosyal Bilimler Lisesi=174) üzerinde gerçekleştirilmiştir. Veriler Minnesota Danışma Envanterinin liderlik alt ölçeği, Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Envanteri ve Benlik Saygısı Envanteri ile toplanmıştır. Mükemmeliyetçilik ölçeğinden elde edilen sonuçlar, sosyal bilimler lisesi öğrencilerinin hataya karşı aşırı ilgi ve ailesel eleştiri alt ölçeklerinden aldıkları puanların, fen lisesi öğrencilerinin puanlarından anlamlı düzeyde yüksek olduğunu göstermiştir. Fen ve sosyal bilimler lisesi öğrencilerinin liderlik özellikleri ile benlik saygıları arasında anlamlı farklar gözlenmemiştir. Elde edilen sonuçlar, fen ve sosyal bilimler liselerinde okuyan öğrencilerin bazı psiko-sosyal özellikleri arasında benzerlikler olduğunu göstermektedir.
Anahtar Kelimler:
Üstün yetenekli öğrenciler, mükemmeliyetçilik, benlik saygısı, liderlik.
Tam Metin:
Yazan admin on 30 Aralık 2011
Dr. Mehmet Ali YOLCU
ÖZET
Kendine özgü bir gelenek içinde söylenen maniler, bir ucuyla günümüze uzanır. Çağlar boyu yaygın bir biçimde süren mani söyleme geleneği, son yıllarda eskiye oranla gücünü yitirmeye başlamıştır. Bu çalışmayla, Balıkesir yöresinde mani söyleme geleneğinin günümüzdeki durumu; köyden kente göç olgusunun, toplumsal yapıdaki değişimlerin mani söyleme geleneğinin üzerindeki etkileri belirlenmeye çalışılmıştır. Maniyle ilgili olarak Performans Teori’ye göre canlı bir geleneğin incelenmesi gerçekleştirilmiş, Balıkesir’deki mani icracıları gruplandırılarak tanıtılmış ve elde edilen bulgular söz konusu teoriye göre değerlendirilmiştir. Veriler, halk bilimindeki sahada derleme metotları kullanılarak sağlanmıştır.
Anahtar Kelimeler:
Mani, Türk Halk Şiiri, mani icrası, Balıkesir.
Tam Metin:
Yazan admin on 30 Aralık 2011
Yrd. Doç. Dr. Mustafa ŞENEL
ÖZET
Günümüzde eskiden olduğu gibi geçerli resmi ölçü birimlerinin yanında, anlamlarını, değerlerini ancak halkın bildiği bazı ölçü birimleri de kullanılmaktadır. Bu ölçü birimleri zamana uygunluk açısından değişiklikler göstermiştir.
Bu ölçülerin her zaman belirli ve kesin bir birimi vermedikleri görülür. Bu değerler, Türkiye Türkçesinde de zamana, kullanıldıkları bölgelere ve ağızlara göre değişiklik gösterir. Bir tutam, bikırtik, eşek sudan gelen kadar, it ölüsü gibi ağır vb.
Ölçü birimlerinin pek çoğu günümüzde kullanılmamaktadır. Ancak bazı atasözleri, deyimler, manilerde ve türkülerde yaşamaktadır.
Kullanılan birimlerin içerisinde farklı dillerden dilimize girmiş sözcükler de vardır.
Derleme sözlüğü başta olmak üzere taranan kaynaklardan ve derleme yoluyla tespit edilen ölçü birimleri uzunluk, ağırlık, zaman, mesafe, miktar vb. başlıklar altında tasnif ve tahlil edilmiştir.
Anahtar Kelimeler:
Türkiye Türkçesi Ağızları, ölçü birimleri
Tam Metin
12.5.
Son Yorumlar